Kayseri’nin Sarız ilçesinde akrabalar arasında yaşanan ve M.E.’nin hayatını kaybettiği olay nedeniyle açılan davanın ilk duruşması görüldü.
Olay 23 Ağustos 2025 tarihinse Sarız ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre aracının yanında akrabaları ile itiş ve kakış yaşayan M.E. daha sonra yere düştü. Aracıyla hastaneye kaldırılan M.E. hayatını kaybetti. Olay nedeniyle M.E.’nin baba tarafından akrabaları S.E., H.E., O.E. ve E.E. hakkında ‘kasten yaralama’, ‘kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçlarından dava açıldı. Savanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar S.E., H.E., E.E., tutuksuz sanık O.E. ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Mahkemede konuşan tutuklu sanık S.E., “O gün işe gittim işten gelip kahveye gitmiştim. Bir tartışma olmuş. O nedenle yeğenim O.A.’yı aradım ‘doğru dayı’ dedi özür diledi telefonu kapattı. M.E. benimle konuştu. Ben gidecektim yakamı tuttu bırakmadı. Beni M.E.’nin elinden aldılar. M.E. O.A.’yı gördü üstüne koştu. Ben gittim M.E. yerde yatıyordu. ‘Silahımı al eve götür’ dedi. ‘Tamam’ dedim. Tartışmayı aralayanlardan biri ile hastaneye gönderdim. Bende silahını evine bırakıp ailesini aldım hastaneye götürdüm. Hastaneye gittik. Emniyete götürüldüm. Nöbetçi mahkemelere ifade verdim. Sonra tutuklandım. Ben vurmadım. Kötülük çıkmasın diye araya girdim. Amcamın oğlu ağabeyim gibiydi asla vurma gibi bir şeyim olamaz. M.E.‘nin eşi, ve kardeşi de tapuda yanımızdaydı. Miras nedeniyle aramızda tartışma yaşanmadı. Olayda bu konu ile ilgili hiç alakam olmadan darbe aldım. M.A. isimli köylümüz bana yumruk vurdu. Hastanedekiler de beni taraf sandı uzaklaştırdı. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum” dedi. H.E. ise, “Olay günü saat 22.00 sıralarında ses duydum. M.E. ile S.E.’nin bağrıştığını duydum. Şakalaştıklarını düşündüm. M.E., ile S.E. birbirine vurmaya çalışıyorlardı, ayırdım. Daha sonra M.E’nin belindeki silahı fark ettim. ‘Neden böyle yapıyorsun?’ dedim küfürler etti. ‘Sana mı soracağım?’ dedi. Ağabeyim O.E.’yi gördüm . O da M.E.’ye ‘ağabey ne yapıyorsun?’ dedi. Sanane dedi, vurdu. Ben durması için omuzuna vurdum. Sonra sarıldım. ‘Yapma ağabey’ dedim. İkimiz de düştük. M.E.yi arabaya bindirdiklerini gördüm. Bu olaydan dolayı çok pişmanım beraatimi talep ederim. O.E.’yı gördüm ama E.E.’yi görmedim. O.A. gündüz dükkana geldi gitti. Ufak bir münakaşa oldu. O.A. ile bir husumetimiz yok” diye belirtti. Tutuksuz sanık O.E. de, “ Kardeşim H.E.’nin işyerinin yakınına oğlumla kahveye çay içmeye gittik. Oğlum E.E. ile çay içiyorduk. Bağırış geldi. Kalktık. M.E. ile kardeşim H.E.’yi gördüm. Beni itti ben düştüm. O sıra silahını belinden çıkardı. Zor kalktım. Birileri beni kardeşimin dükkanına görürdü. Ben de oğlum E.E. de vurmadık” ifadelerini kullandı. Tutuklu sanıklardan E.E. de, ““Babam O.E. ile çay ocağında oturuyorduk. Bağırış çağırış sesi geldi. M.E. ile S.E:’yi gördük. Babam M.E.’ye ‘ne oldu ? dedi. O da babama vurdu. Babam düştü. M.E.’nin belindeki silahı gördüm. Babama bir şey olacak diye korktum. Daha sonra M.E. İle H.E. sarılarak yere düştü.
Ben vurmadım. Nasıl vuruldu bilmiyorum” dedi. Olayda hayatını kaybeden M.E.’nin kardeşleri ve eşi sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Tanık dinlendi. Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tahliyelerine karar vererek ayda 2 kez imza atmalarına, tutuksuz sanığın da adli kontrol kararının devamına karar vererek eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.


