reklam
hava
DOLAR 32,2671 % % 0.15
EURO 34,9771 % % 0.23
GRAM ALTIN 2.420,86 % % -0,03
ÇEYREK A. 3.958,10 % % -0,03
BITCOIN 68.108,08 % -0.971
SON DAKİKA
Google News

ENGELLİ ÇOCUKLARA AKRAN ZORBALIĞINA KARŞI BİRLİKTE HAREKET EDİLMELİ

Son Güncelleme :

14 Mayıs 2024 - 16:43

/ 227 views kez okundu.
ENGELLİ ÇOCUKLARA AKRAN ZORBALIĞINA KARŞI BİRLİKTE HAREKET EDİLMELİ

Dünya’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası olarak anılıyor. Engelli çocukların yaşadığı sorunlara karşı uyarılarda bulunan Psikolog Ceyda Ünal, okullarda ya da sosyal hayatta engelli çocuklara akranları tarafından yapılan zorbalığın önlenmesi için öğretmen ve ailelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler 10-16 Mayıs tarihini 1992 yılında alınan karar ile Engelliler Haftası olarak anıyor. Günümüzde engelli bireylerin yaşadığı sorunlara karşı alınabilecek önlemler bulunurken güçlü iletişim ile birçok sorunun da önüne geçilebiliyor. Okullarda ya da sosyal hayatta engelli bireylerin akranları tarafından yaşadığı sorunlara karşı aile ve okul yönetiminin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Psikolog Ceyda Ünal, “1992 yılında alınan bir karar ile Birleşmiş Milletler 10-16 Mayıs tarihini Engelliler Haftası olarak anıyor. Biz de bu haftayı çok önemsiyoruz çünkü çocukların özellikle en çok yaşadığı problemlerden bir tanesi ayrımcılık ve zorbalık. Bu konu özellikle okullarda çok problem yaratan bir konu. Çünkü gelişim çağındaki gençler ve çocuklar bu durumdan fazlasıyla olumsuz etkilenebiliyor. Psikolojik ve duygusal açıdan zorlu tecrübeler yaşayabiliyorlar. Bu noktada da aileler bu durumdan dolayı endişelenebiliyor. Bununla ilgili öğretmenler, okul idarecileri psikologlar, rehber öğretmenler ve aileler iş birliği içerisinde olarak bu durumu yaşayan öğrencilere neler yapılması gerektiği ile ilgili destek verebilirler” dedi.

“AKRAN ZORBALIĞININ TESPİTİNDE ENGELLİ ÇOCUKLARIN KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMESİ ÖNEMLİ”

Okullarda ayrımcılığa ve zorbalığa maruz kalan engelli bireylerin tespit edilmesinde ailelerinin ve öğretmenlerinin büyük bir rol oynadığını söyleyen Psikolog Ünal, “Bu noktada özellikle ailelere büyük iş düşüyor çünkü çocuklar genelde bu tarz durumlarda birazcık daha içe kapanık olabilirler ya da tam tersi bazı çocuklarda bu dışarı öfke patlamaları şeklinde görülebilir. İletişim burada çok önemli olduğu için çocukların ailelerine karşı kendilerini açabilecekleri bir ortam oluşması gerekiyor. Ailelerle çok fazla iletişim kurulamadığı durumlarda da öğretmenlerin bu durumu tespit edebilmesi çok önemli. Bu yüzden rehber öğretmenlere de aslında büyük bir iş düşüyor. Ara ara sınıflarda gezinerek kontrol ederek belki bu konularda küçük seminerler vererek bu çocukların kendini biraz daha güvende hissederek büyük biri ile paylaşması için ortam hazırlayabilirler. Ayrıca okul idarecileri de bu duruma dahil olarak gerektiğinde zorbalık yapan, sürekli sorun çıkaran çocuklara karşı ufak uyarılar verildiğinde çocukların çekinmelerine sebep olurken çocuklar bu noktada diğer akranlarına karşı biraz daha mesafeli olmaya başlarlar. Bizim bu çocukları korumamız ve mağdur etmememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

“SORULARIN GEÇİŞTİRİLMEMESİ VE YANLIŞ BİLGİ VERİLMEMESİ ÇOK ÖNEMLİ”

Okullarda engelli bireylerin fiziksel ve duyusal olarak farklı görünümleri diğer öğrencilerin dikkatini çekiyor. Çocukların engelli çocuklarla ilgili birçok konuyu merak etmesine neden olan bu durumu cevaplarken geçiştirmemenin önemli olduğunu vurgulayan Psikolog Ceyda Ünal, “Engelli bireyler diğer çocuklara göre biraz daha farklı öğrendiği, farklı göründüğü, farklı davrandığı için normal gelişiminde olan çocukları meraka sürükleyebilir. Burada soruların geçiştirilmemesi ve yanlış bilgi verilmemesi çok önemlidir. Çocukların yaş gruplarına uygun bir şekilde cevaplar verilmesi çok önemli. En başta engelin doğuştan olabileceği veya sonradan oluşabileceği belirtilmelidir. Daha sonra bunu herkesin yaşayabileceği aslında her birimizin birer engelli adayı olabileceği belirtilmelidir. Aynı zamanda engelli ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların diğer insanlar gibi problemler ve sorunlar yaşayabileceği vurgulanmalıdır. Onlarında bizler gibi ortak hakları, yaşam hakları bulunduğu kesinlikle sık sık dile getirilmelidir. Asla ötekileştirmememiz gerektiği, onları dışlamamamız gerektiği ve hep bir arada birlikte yaşamamız gerektiği önemli bir şekilde vurgulanmalıdır. Aynı zamanda yetişkinlerinde kullandığı dil çok önemli. Çünkü çocuklar örnek alarak bizlerden görerek bir şeyleri uygulamaya sokuyorlar. O yüzden bizim burada kullandığımız dil çok önemli. Ayrımcı, aşağılayıcı, alaycı ve kaba ifadelerden kaçınmalıyız. Çünkü hepimiz bir arada farklılıklarımızla birlikte zengin bir şekilde yaşıyoruz. Hayat farklılıkları yaşadıkça güzeldir” dedi.

YORUM ALANI

Tomris Uyar 14 Mayıs 2024 / 17:35 Yanıtla

👏🏻👏🏻👏🏻

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.