reklam
hava
DOLAR 32,2671 % % 0.15
EURO 34,9771 % % 0.23
GRAM ALTIN 2.420,86 % % -0,03
ÇEYREK A. 3.958,10 % % -0,03
BITCOIN 68.108,08 % -0.971
SON DAKİKA
Google News

TÜRK EĞİTİM-SEN ÖĞRETMENE ŞİDDETİ KINADI

Son Güncelleme :

10 Mayıs 2024 - 16:38

/ 96 views kez okundu.
TÜRK EĞİTİM-SEN ÖĞRETMENE ŞİDDETİ KINADI

Türk Eğitim-Sen Kayseri Şubeleri, sendikaya bağlı öğretmenlerin katılımı ile İstanbul’da yaşanan öğretmen cinayeti sonrası okullarda öğretmene şiddet olaylarını kınadı. Türk Eğitim Sen Kayseri Şubeleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın şiddete karşı acil planlama yapması gerektiğini vurguladı.

Türk Eğitim-Sen Kayseri 1 ve 2 No’lu şubeleri tarafından, geçtiğimiz gün İstanbul’da bir öğrenci tarafından silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden İbrahim Oktugan için basın açıklamasında bulunuldu. Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlenen basın açıklamasına Türk Eğitim-Sen Kayseri 1 No’lu Şube Başkanı Muharrem Çolak, Türk Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ramazan Sıdar, sendikaya bağlı öğretmenler katıldı.

Burada açıklamada bulunan Türk Eğitim-Sen 1 No’lu Şube Başkanı Muharrem Çolak: “Kıymetli meslektaşlarım sözlerime başlamadan önce, önceki gün elim bir trafik kazasında kaybettiğimiz öğretmen arkadaşımız Orhan Gündoğdu’yu rahmet ve minnetle anıyorum. Burada bulunan kalabalık içerisinde Orhan abi ile geçmişte mesaisi olan arkadaşlarımız da vardı. Açık açık söyleyeyim hepimiz kıymetliyiz ama Orhan Bey çok kıymetli bir adamdı. Allah rahmet eylesin diyorum. Cenazesi bugün Cuma namazına müteakip Hulusi Akar Camii’nde kaldırılacaktır. Fatih TOKİ mezarlığında defnedilecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kıymetli öğretmenleri başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk der ki; Öğretmenler yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır. Ancak 2024 yılında görüyoruz ki nesiller olacak da öğretmenler olmayacak. Ancak buna direnmek bununla mücadele etmek bütün sendikaların değil bütün öğretmenlerin görevidir. Hep beraber bir olacağız diri olacağız. Eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz. Şeyh Edebali der ki İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Acep devlet yöneticileri bizleri insan olarak görmüyor mu? bizler insan değil miyiz? evlatlarını teslim ediyorlar, biz de canımızı onlara teslim ediyoruz. Bu onların ödevi değil mi?” ifadelerini kullandı.

“EĞİTİMDE SIFIR ŞİDDET TEMASIYLA ALANLARA İNDİK”

Türk Eğitim-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ramazan Sıdar’ın ise açıklamaları şu şekilde; “Kamuoyunu ve eğitim camiamızı büyük yasa boğan şiddet olaylarına bir yenisi daha eklendi. İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde okul müdürü olarak görev yapan İbrahim Oktugan, bir öğrenci tarafından menfur bir saldırıyla silahla vurularak canice öldürüldü. Öncelikle kıymetli meslektaşımıza Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. Okullarımızda öğretmene şiddet, mobbing, taciz, itibarsızlaştırma vakaları ciddi önlemlerin, yasal düzenlemelerin ve esaslı politikaların hayata geçirilememesi nedeniyle maalesef had safhaya ulaşmıştır. Disiplin yönetmeliklerinin yetersizliği, eğitimcilerin itibarını zedeleyen ve sadece adı değişen öğretmeni şikâyet hatları, öğretmenlik mesleğinin mülakat, torpilli yönetici görevlendirmeleri, rotasyon, performans, şeffaf olmayan ödül ve ceza gibi uygulamalarla rencide edilmesi, hem ekonomik ve sosyal hem de özlük haklarının gasp edilmesi, eğitimcilerimizi tahkir eden yayın, tutum ve açıklamalar, “eti senin kemiği benim” şeklindeki güven ve teslimiyet anlayışının çok gerilerde kalması tüm bu şiddet olaylarına zemin hazırlamaktadır.

Çoğu okulumuzda güvenlik görevlisinin bulunmaması, güvenliğin sadece nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışılması, kamera sisteminin olmaması şiddet olaylarına zemin hazırlamaktadır. Oysa her okulumuza güvenlik görevlisi alımı yapılması ve okullarımızın tamamında kamera bulundurulması hayati bir zorunluluktur. MEB’in bu konuda okullara bütçe tahsis etmesi, fedakârlıktan kaçınmaması çok önemlidir. Öte yandan Türk Eğitim-Sen olarak eğitimde şiddetin önlenmesi, etkili ve caydırıcı tedbirler geliştirilmesi, eğitim çalışanlarının güvenli bir ortamda çalışmasının yasal koruma altına alınması amacıyla hem 2019 hem de 2023 yıllarında iki kez kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM’ye ilettik.

Kanun tekliflerimizde özellikle eğitim çalışanlarına yönelik şiddete asla hoşgörü gösterilmeyeceği, aksine şiddet suçlarının mutlaka cezalandırılacağı düşüncesinin yerleştirilmesi ve kamu sağlığını bozduğu için de ayrıca cezalandırılacağı düşüncesinin oluşturulmasının hükme bağlanmasını istedik.
Özel eğitim kurumlarında çalışan eğitim çalışanlarının da görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılması, cezaların artırılması ve şikâyete bağlı kalmaksızın fail hakkında kamu davası açılmasını talep ettik. Bu noktada tüm siyasi partilerimiz birlik içinde olarak bu teklife destek vermesi ve teklifimizin yasalaşması en büyük beklentimizdir.
Eğitimde Şiddet Yasası çıkarılmasının yanı sıra Meclis Araştırma Komisyonu kurulması, Türk Ceza Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi de Türk Eğitim-Sen’in öncelikli taleplerindendir.
Daha fazla eğitim şehidi verilmesine müsaade etmemeliyiz!
Türk Eğitim-Sen’in şiddetle mücadelesi sadece kanun tekliflerinden ibaret değildir. Sendikamız 2019 yılında öğretmenlerimiz ve eğitim çalışanlarımız ile birlikte 81 ilden Sayın Cumhurbaşkanı’na 81 mektup gönderdi.
Şiddeti protesto eden iş bırakmayı da içeren sayısız eylem, basın açıklaması ve basın toplantısı yaptık, “Eğitimde Sıfır Şiddet” temasıyla alanlara indik, anketlerimizle, araştırmalarımızla, afişlerimizle, yazılı ve görsel yayınlarımızla şiddet sorununa dikkat çektik.
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi iken 2019 tarihinde odasında öğrencisi tarafından hunharca katledilen Ceren Damar Şenel’in davasına müdahil olarak katıldık.

“OKULLARDA REHBERLİK BİRİMLERİ DAHA ETKİN HALE GETİRİLMELİ”
Ayrıca;
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddet ile ilgili yasal düzenlemenin yer alması için de büyük mücadele veriyoruz!
Eğitimde şiddetin önlenmesi için yasal düzenlemenin yer almadığı bir ÖMK’yı hiçbir surette kabul etmiyoruz!
Üstelik bu da yetmez! diyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı mutlaka kamu/özel ayrımı yapmadan eğitimde şiddete yönelik özel bir politika geliştirmesini istiyoruz.
Okullarda rehberlik birimleri daha etkin hale getirilmeli, rehber öğretmen sayıları artırılmalıdır.
Tüm bunların yanı sıra;
Eğitim çalışanlarına yönelik gerçekleştirilen itibar suikastları son bulmalı, statü kaybı önlenmeli, rehber öğretmen sayısı artırılmalı, siyasiler, sanatçılar, sporcular gibi topluma rol model olan insanların eğitim çalışanları ile birlikte görünürlükleri artırılmalı, yazılı, görsel ve sosyal medya haberlerinde kullanılan “dil”e özen gösterilmeli, eğitimde şiddeti önlemeye yönelik etkin kamu spotları hazırlanmalı, öğrenciler arasında çeteleşme, madde bağımlılığı gibi şiddeti de beraberinde getiren davranışlar için etkili tedbirler geliştirilmelidir. Özellikle okullarımızdaki rehberlik birimlerinin daha etkin hale getirilmesi gerekirken, bu noktada 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşmesi sağlanmalıdır.
Rabia Sevilay Durukan, Mehmet Aktaş, Ayhan Kökmen, Ceren Damar Şenel, Necmettin Kuyucu, İbrahim Oktugan… Hayatlarının en verimli döneminde sevdiklerinden, öğrencilerinden koparılan tüm şehit eğitimcilerimizi saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz. Şiddete maruz kalan sayısız eğitimcimize de minnetlerimizi iletiyor, her daim destekçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Değerli meslektaşlarımız;
Eğitim çalışanlarımıza yönelik şiddet aslında geleceğimize sıkılan kurşundur!
Bu nedenle geleceğimizin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz, şiddete müsamaha göstermeyeceğiz. Türk eğitimcileri olarak şiddetle sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Vandallara teslim olamayacak, bu vahşet olaylarının önüne geçilmesi için gerekli tedbirler alınana kadar konuyu gündemde tutmayı ve farkındalık oluşturmayı sürdüreceğiz. Eğitimcilerimizin can güvenliğinin sağlandığı çalışma ortamlarına kavuşması en büyük temennimizdir.
Şuurlu nesiller yetiştirmek biz eğitimcilerin olduğu kadar ailelerin de en önemli görevidir.
Buradan bir kez daha ailelerimize ve tüm topluma çağrıda bulunuyoruz:
Öğretmenlere verdiğimiz değer çocuklarımızın geleceğine yönelik verdiğimiz kıymettir. Bu bilinçle hareket etmek milli bir ödevdir!”

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.